AFGANİSTAN

>> 3 Ocak 2009 Cumartesi

DEVLETIN ADI ....................Afganistan Demokratik CumhuriyetiBAŞŞEHRİ .......................................................................... KabilNÜFUSU ........................................................ 14.825.000 (1989)YÜZÖLÇÜMÜ ..........................................................657.500 km2RESMİ DİLİ ...................................................... Puştu ve FarsçaRESMİ DİNİ..........................................................................İslamPARA BİRİMİ ....................................................................AfganiMerkezi Asya’da dağlık bir kara devleti. Doğu ve Batı Asya’yı birleştiren ana mihver üzerinde olup,Sovyetler Birliği, İran, Pakistan, Keşmir ve Çin ile çevrilidir. Geleneklerine bağlı 14 milyondan fazlanüfusu olan bir ülkedir.TarihiEskiden Türkistan’dan gelen Turan asıllı Kuşaniler, Afganistan’ı hakimiyetleri altına aldılar. Hazret-iOsman zamanında İslam orduları Kabil civarına kadar ulaştı. Miladi 627’de hazret-i Muaviyezamanında İslam orduları Herat, Belh ve Kabil şehirlerini fethettiler. Basra valisi Abdurrahman binSamura kumandan idi. Bu tarihte Afgan halkı tamamen İslamiyeti seçerek müslüman oldu. Miladi871’de Yakub bin Leys, Gazne’yi feth etti. Miladi onuncu asırda Gazneli Devleti kuruldu. GazneliDevleti'nden sonra Afganistan’ın kuzeyi Selçuklularda kalıp, diğer kısmında Guriler Devleti kuruldu.Cengiz Han, Afganistan’ı ele geçirdi. Kurulan Tacik Devleti iki asır yaşadı. Timur Han bu devlete sonverdi. Timur’un torunu Zahirüddin Muhammed Babür, Fergana’dan Kabil’e yürüdü ve şehri teslim aldı.Afganistan, Hint-Moğol İmparatorluğu ile İran arasında paylaşıldı.İran Şahı Nadir Şah 1739’da Afganistan’ı ele geçirmek istedi. Suikastte ölünce, Nadir Şahın süvaribirlik komutanı Ahmed Şah 1747’de yeni bir devlet kurarak Kabil’i başkent yaptı. Ahmed Şah ölüncekarışıklıklar çıktı. Dost Muhammed karışıklıkları önledi ve 1835’te Afgan Emirliğini ilan etti. İngilizlerihezimete uğrattı ve 1857’de İngilizlerle antlaşma yaptı.Ruslar 1868’de Semerkant ve Buhara’yı işgal ettiler. 1873 antlaşması ile Amu Derya (Ceyhun) NehriAfganistan-Rusya sınırı oldu. Hindistan’da İslam devleti Gürganiye’yi yıkan İngilizler, on dokuzuncuyüzyılda Afganistan’ı işgal ettiler. Ülke sonra da Rusların istilasına uğradı. 1907 yılında İngilizler,Ruslarla anlaşarak Afganlılara yarı bağımsızlık verdiler. Emir Emanullah yönetiminde 1921 yılında tambağımsızlığına kavuştu. Meşruti bir emirlik olarak idare edildi. 1964 yılında Muhammed Zahir Şah(1933-1973) bir anayasa hazırlatıp yürürlüğe koydu. Bu anayasa ile parlamento hükumeti kuruldu.Fakat 17 Temmuz 1973 tarihinde Muhammed Zahir Şahın İtalya’yı ziyareti sırasında GeneralMuhammed Davud, askeri bir darbe ile hükumeti devirdi. 1964 Anayasasının yürürlükten kalktığını ilanedip, askeri bir konseyle memleketi idare etmeye başladı. Bu tarihten sonra Afganistan’ın siyasitarihinde pekçok istikrarsızlıklar meydana geldi.1978 yılına kadar icraatına devam eden Davud Han, 27 Nisan’da komünistlerin yaptığı bir darbe ileöldürüldü. Marksist Nur Muhammed Taraki hapisten çıkarılarak Afganistan Demokratik Cumhuriyetininbaşkanlığına getirildi. Yeni komünist yöneticiler arasında kısa zamanda görüş ayrılığı ortaya çıktı.Dinine sıkı sıkıya bağlı Afgan halkı, idareci komünistlere karşı direnmeye başladı ve kısa zamandabirlik gerçekleşerek gerilla harbi şeklinde mücadeleye dönüştü. Ülkenin durumu 1979 yılında büsbütünkarıştı. Bu yılın Şubat ayında Kabil’de ABD elçisi öldürülünce, Başkan Taraki, Mart ayındabaşbakanlığı Hafzullah Amin’e bırakmak zorunda kaldı. 16 Eylül’de saray darbesi sonucu başbakanHafzullah Amin, Taraki’yi devirerek yönetimi ele geçirdi. Halk tarafından desteklenmeyen Amin, 28Aralık 1979’da Rusya’ya giderek anlaşma imzaladı. Hemen arkasından Rusya, Kabil’e havadan askerindirdi. Memleketine ihanet ederek Rusları davet eden Amin öldürüldü. Rusya komünist rejiminiuygulamak istediği bütün devletlerde olduğu gibi hemen kendisine bağlı Babrak Karmal’ı başa geçirdi.Rus askerlerinin mikdarı bir kaç günde 50 bini aştı. Zamanla bu mikdar 200 bini geçti. Halk, kitlelerhalinde Pakistan’a göçtü. Sovyet ordusunun Afganistan’ı işgal etmesi bütün dünya ülkeleri tarafındantepki ile karşılandı. Tek bir idare altında birleşen mücahidler, Rus askerlerine karşı uzun yıllar gerillasavaşı verdiler. Mücahidleri yenemeyen Rus birlikleri, Afganistan’ı terk etti ve bu işlem 15 Şubat1989’da tamamlandı. Sovyet birliklerinin çekilmesi üzerine Muhammed Necibullah olağanüstü hal ilanetti. Bu sırada mücahidler Pakistan’da geçici bir hükumet kurdular. Sıbgatullah Müceddidi devletbaşkanlığına getirildi. Fakat bir süre sonra mücahidler bölündü. Bu arada Müceddidi istifa etti, yerineBurhaneddin Rabbani getirildi. İç savaş devam etmektedir (1992).Fiziki YapıYüzölçümü 657.500 kilometrekare olan Afganistan, bölge yapısı, iklim ve bitki örtüsü bakımından genişölçüde farklılık gösterir.Dik, karlı dağları, derin vadileri ve bitki örtüsü çok zayıf plato ve rüzgarlı çölleriyle kaba ve dalgalı birarazi karakterine sahiptir. Ortalama yüksekliği 1220 metreyi geçer. Doğu-batı arası uzunluğu 1240,kuzey-güney arası 653 kilometredir.Dağları: Dağ silsileleri, kuzey-doğudaki Vakhan koridorundan güney-batıya doğru ülkeyi ikiye ayırır.En önemli dağ silsilesi Himalayaların uzantısı olan Hindikuş’lardır. Bu dağlar kuzey ve güneyAfganistan arasında adeta bir set teşkil eder. 2987 m yüksekliğindeki Şibar en önemli geçittir. HindikuşDağları batıya doğru alçalarak İran sınırına kadar uzanır. Paropamisus dağ silsilesiyle birleşir. Ülkenintam ortasında Kuhi Baba Dağı vardır.Diğer önemli dağları doğuda bulunur. Bunlardan Sefid Kuh, Akdağ, Kabil’in güneyinde Logar Vadisine,batıya doğru uzanır. Bu dağları stratejik önemi çok büyük olan Hayber Geçidi, Kabil’in güneyinde ikiyeböler. Daha güneyde Pakistan’daki Süleyman Dağlarının kuzey uzantısı vardır.Kavaja Amran Dağı, Kandahar bölgesi ve Pakistan sınırı arasında güney-batıya uzanır. Hindikuşlar’ınkuzeyi, Amuderya Nehrinin kolları tarafından sulanan steplerle kaplıdır.Gölleri: Afganistan göl bakımından oldukça fakir bir ülkedir.İklimAfganistan’ın yazları sıcak ve uzun, kışları ise şiddetli derecede soğuk bir iklimi vardır. Güney - batıdışında yıllık yağış miktarı ortalama 1800 milimetredir. Yağışlar genellikle kasım ve nisan aylarıarasında çoğunlukla kar şeklinde görülür. Kabil kış boyunca karlarla kaplıdır.Afganistan’da kışın soğuğu, yazın sıcağından daha korkutucudur. Mevsim değişiklikleri oldukça aniolur.Yazın küçük dereler kurur. Büyük nehir sularının esas kaynağını, yaza doğru yüksek kesimlerde eriyenkarlar teşkil eder.Tabii KaynaklarıMadenler: Çeşitli ve zengin maden yatakları vardır. Madenler devlet eliyle işletilir. Maden yatakları üçayrı bölgede bulunur: Hindikuş dağlarının kuzeyi, Kabil çevresi, Kandahar’ın kuzeyi.Önemli madenleri şunlardır: Kömür, demir, bakır, kurşun, çinko, sodyum, magnezyum sülfat,magnezyum klorat, krom, berilyum, sülfür, mika, talk, asbest ve mermer.Yapılan sondajlar, Afanistan’da çok zengin tabii gaz yatakları olduğunu göstermiştir.Bitki örtüsü ve hayvanlar: Yüzölçümünün % 1’den daha azı ormanlıktır. Çeşitli tipte yaprakdökmeyen ve döken ağaç türleri güney ve doğudaki dağlık bölgelerdedir. Afganistan bir av diyarı olup,her çeşit yabani av hayvanlarına sahiptir. Dağ keçisi, ayı, tilki, kurt, leopar bol mikdarda bulunur.Nüfus ve Sosyal HayatAfgan vatandaşına Afganlı denir. Fakat Afganlıların ülkesi anlamına gelen Afganistan, on sekizinciyüzyıla kadar belirtilen saha için kullanılmadı. Tarihçiler bu bölgenin eski isminin “Arayanlılar Ülkesi”anlamına gelen “Aryana” olduğunu yazar.Kabileler: Afganistan halkı çeşitli kabilelere mensuptur. Bunların başlıcaları şunlardır:Peştun kabilesi: Bunlara Afganlı da denir. Bunlar on bir ve on ikinci yüzyılın başlarında Süleymanbölgesinden Peşavar ve Kabil’e doğru yayıldılar ve sayıları önemli ölçüde arttı. Şimdi nüfusun %50-60’ını teşkil eden Peştunlar müslüman ve Ehl-i sünnet itikadındadır. Farisiye benzer bir dil olanPeştu dilini konuşurlar.Duraniler: En önemli Peştu kabilelerindendir. Bu kabile mensuplarının ekseriyeti köylerde yaşayançiftçi veya modern şehirlerde yaşayan me’murlardır. Daha çok Nangehar ve Baktya vilayetlerindetoplanmışlardır. Fakat büyük mikdarı Kandehar ve Herat illerinde, bir kısmı da Hindikuş’un kuzeyindekisulak bölgelerde yaşar.Tacikler: Diğer önemli etnik beyaz gruptur. İran kökenli olup, çoğu İran’daki gibi Farsça konuşurlar veEhl-i sünnet itikadında Müslüman olup, batıda yaşayanları şiidir. Köylerde yaşarlar ve tarımlauğraşırlar. Bir kısmı ise, sanat sahibi veya tüccardır. Taciklerin çoğu Kabil ve Herat illerinde yaşar.Bazı dağlı Tacikler, Hindikuş Dağlarının kuzeyinde, bir kısmı da İran sınırı boyunda bulunur.Hazara: Üçüncü büyük etnik grup olup sayıları 600 bin kadardır. On üçüncü ve on beşinci yüzyıllararasında bölgeye gelen Moğolların torunu olduklarına inanırlar. Bir çok kelimeleri Türkçe olup, kısmi birFarsça konuşurlar ve şiidirler.Türk ve Türk Moğol: Bu grup uzun zamandır Afganistan’da bulunmaktadır. Kuzeybatıda 200.000civarında sayıları olup, göçebe hayatı yaşarlar ve sünni Müslümanlardır.Batı Afganistan’da ayrıca sayıları yarım milyona yaklaşan çeşitli kabileler mevcuttur.Etnik grupların içinde Afganlılar en büyük göç ve prestije sahiptirler. Tacikler genellikle tarımlauğraşmalarına rağmen devlet idaresinde, iş ve ticaret çevrelerinde önemli yer işgal ederler. Farsçagenel lisan olarak kullanılır. Fakat Puştu dili de önemlidir. 1964 Anayasası resmi dil olarak Farsça ilePuştu dilini kabul etmiştir.Din: Hemen hemen bütün Afganlılar müslümandır. Gerçek Afganlılar dahil, Tacikler, Özbekler veTürkmenlerin yaklaşık % 80’i sünnidir. % 18’i şii, % 2’si ise İsmailiyye gibi bazı sapık fırkalara bağlıdır.Nüfus dağılımı: Afganistan’da nüfus yoğun değildir. Şimdiye kadar hiçbir resmi nüfus sayımıyapılmıştır. 1972 senesine göre resmi çevreler 17 milyondan fazla nüfus olabileceğini tahminetmişlerdir. % 2,3’lük bir yıllık nüfus artış hızına sahiptir. Halkın % 10’u şehirli, % 20’si göçebe ve yarıgöçebe, % 70’i de çiftçidirŞehirleri: Kabil, Kandehar, Herat, Celalabad, Mezar-ı şerif, Gazne, Baghlan’dır. Pul-i Humri ise önemliendüstri merkezidir.Köy ve göçebe hayatı: Köy va aşiret gruplarına dayalı toplumlarda ailenin bütünlüğü ve bölünmezliğitemel kuraldır. Aile, en yaşlı ve otorite kişi tarafından idare edilir. Köylerde aile tek katlı kerpiç ve etrafıduvarla çevrili ev veya küme evlerde oturur.Şehir hayatı: Şehir ve kasabalarda yaşayanların hayatı, çiftçi ve göçebelerden çok modern ve oldukçateşkilatlıdır. Kadınlar, “Perdah” denilen peçe ve “Şadri” denilen çarşaf giyerler. Perdah 1959’da serbestbırakıldı ve kadınlar devlet dairelerine işe alınmaya başlandı.Eğitim: 1946 yılında kanunla kurulan Kabil Üniversitesi; tıp, hukuk, siyasal bilimler, mühendislik, vb.gibi bir çok fakültelerden meydana gelir. 1963 yılında Celalabad’da, Nangehar Üniversitesi kuruldu.Ayrıca bir çok öğrenci de yurt dışında çeşitli ülkelerde yüksek öğrenim görmektedir. Erkeklerin % 10’uiyi eğitim görmüştür. Kadınlarda bu oran daha düşüktür. Bu durumu düzeltmek ve daha iyiye götürmekiçin gerekli tedbirler alınmaktadır.Ülkede altı yıl süreli ilkokullara devam etme, 1955’den sonra 1960’lı yıllarda önemli ölçüde artmıştır.Okuma-yazma oranı düşüktür. Eğitim, her düzeyde parasızdır ve ilköğretim mecburidir.Sanat ve edebiyatta İslam dininin etkisi çok büyüktür. Edebi lisan olarak Farisi kullanılır.EkonomiHızlı endüstrileşme hamlelerine rağmen, Afganistan önemli bir tarım memleketi olarak kalmıştır. İşgücünün % 85’i tarımla uğraşır. Tarım alanları küçük gruplar halinde olup, toprak ilkel metodlarlaişlenir.1956 yılında çıkan kanuna göre 5 yıllık kalkınma programlarıyla ekonominin modernleştirilmesinebaşlanmıştır. Plandaki ana konu; zirai teknoloji ve sulama imkanlarının geliştirilmesidir.Buğday, mısır, pirinç, fasülye, bezelye, çavdar, darı, yonca, patates, soğan, lahana, patlıcan, kabak,kiraz, elma, erik, üzüm, zeytin, portakal, limon, muz, pamuk, şeker pancarı ve tütün başlıca tarımürünleridir.Hayvancılık: Koyun, keçi, deve, at ve eşek beslenen önemli hayvanlardandır. Dört çeşit koyun türüvardır. Bunlardan Gilzai cinsi yünü için, Türki cinsi et-yün-süt için, Arabi cinsi halı yünü için, Karakulcinsi derisi için beslenir.Sanayi: Evlerde yapılan el işlerinden başka, Afganistan sanayi bakımından yeni gelişen bir ülkedir.Yalnız kumaş, çimento ve şeker fabrikaları önem arzeder.Toplam yıllık kumaş üretimi kapasitesi 1,5 milyon metredir. Çimento üretimi yıllık 15.000 tondur.Evlerde dokunan halı ve ipek böceği vasıtalarıyla üretilen ipek ipliği önemli bir yer tutarSu gücü ve sulama: 1930’dan itibaren hükumet, eski baraj ve su kanallarının imarı için önemliteşebbüslerde bulundu. Dışarıdan yabancı mühendisler getirerek kurulacak fabrikalar ve Kabil’inelektrik ihtiyacı için modern barajlar inşa ettirdi.Bu barajlardan Jabal-us Siraj 2400 kw, Pul-i Humri 9000 kw, Çakivardak 4000 kw’lık enerjiüretmektedir.İkinci Dünya Savaşından sonra sulama gayesiyle Amerikan mühendislerine yaptırılan Angandab barajı63.133, Kojaka barajı 72.846 hektarlık bir alanı sulamaktadır. Bu barajlardan önemli ölçüde elektrikenerjisi de elde edilmektedir. Ayrıca Kabil nehri üzerinde kurulan Naplu, Sarabi ve Dorun isimlerindeüç baraj vardır.

0 yorum:

  © Blogger templates Romantico by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP