AFŞARLAR (Avşarlar)
>> 3 Ocak 2009 Cumartesi
On birinci yüzyıldan itibaren mühim roller oynamak suretiyle adlarını zamanımıza kadar yaşatmış
Oğuz boyu. Bozokların Yıldızhanoğulları kolundandırlar.
Büyük Selçuklu Devletinin kuruluşundan önce diğer Oğuz boyları ile beraber, Kıpçak çölünde
yaşarlardı. 1135-1136 yıllarında reisleri Arslanoğlu Yakub Bey kumandasında gelerek Huzistan’a
yerleştiler. Yakub’dan sonra Afşarların başına Aydoğdu bin Küşdoğan geçti. Şumla lakabıyla anılan bu
bey, Büyük Selçuklu Devleti’nin zayıflamasından faydalanarak, Huzistan’da Selçuklu hakimiyetine son
verdi ise de, 1159’da Irak Selçuklu sultanı Melikşah gelerek tekrar Huzistan’a hakim oldu. Bu devrede
Şumla da Melikşah’ın hizmetine girdi. 1194 yılında Abbasi halifesi En-Nasır li-Dinillah, veziri
İbn-ül-Kassab kumandasında Huzistan bölgesine bir ordu gönderdi. İbn-ül-Kassab, Huzistan’ın
başşehri Tuster’i ve birçok kaleleri zaptettikten sonra, Şumla’nın ailesini ve çocuklarını toplayıp
Bağdad’a götürdü. Böylece Huzistan’daki, Avşar Şumla ve oğullarının hakimiyeti sona erip, ülke,
halifenin topraklarına katıldı.
Diğer taraftan Malazgirt Savaşından sonra, Anadolu’ya Türkmenlerle beraber göç eden Afşarlar,
Selçuklu Devleti’nin uç bölgelerine yerleştirilmişlerdi.
Nitekim Anadolu’da yerleşim yerleri arasında Avşar adı, Kayılardan sonra ikinci sırada gelmektedir. Bu
yer adları Avşarların Türkiye’nin fetih ve iskanında Kayı ve Kınıklar gibi birinci derecede rol
oynadıklarını göstermektedir. Yine kaynaklara göre Karamanoğulları Beyliğini kuran ailenin Avşar
boyuna mensub olduğu belirtilmektedir. Osmanlı ve İran tarihinde önemli rol oynayan Avşarlar,
Anadolu’ya on üçüncü yüzyılda göç edenlerdir. Bu ikinci göç hareketi sırasında Anadolu’ya gelen
Avşarların bir bölümü, Akkoyunluların İran’ı ele geçirmesi üzerine, Mansur Bey önderliğinde İran’a
giderek Huzistan’a yerleşti. Anadolu’da kalanlar ise; daha çok Malatya ve Doğu Anadolu’da
bulunuyorlardı. Bunlardan büyük bir bölümü on altıncı yüzyıl başlarında İran’a göçerek Urmiye’den
Herat’a kadar olan geniş bir bölgede yerleştiler ve Nadir Şah, 1736’da bunlardan Afşarlar hanedanını
kurdu.
İran Afşarları; Mansur Beğ Avşarları, İmanlu Afşarı, Alplu Avşarı, Usalu Afşarı, Eberlu Afşarı olmak
üzere, başlıca beş büyük oba idi.
Safevi hükümdarı Birinci Şah İsmail, Afşarları sınır koruyucusu olarak Horasan’a yerleştirdi. Safevilerin
zayıfladığı bir dönemde, Afşarların lideri Nadir; Afşar, Celayir ve diğer Türkmenleri etrafında topladı ve
İkinci Tahmasp’ın hizmetine girdi. İran topraklarından Afganları çıkarınca, nüfuzu arttı. Sonra İkinci
Tahmasp’ı tahttan indirerek yerine Üçüncü Abbas’ı şah yaptı. Kendisini de saltanat vekilliğine getirdi.
1736’da da kendi şahlığını ilan etti. 1737’de Hindistan seferine çıkarak Delhi’ye kadar ilerledi. Bir
suikasdden sonra idareyi sertleştiren Nadir Şah, Afşar ve Kaçar Beyleri tarafından öldürüldü.
Horasan’ı yöneten torunu Şahruh’un ölümünden sonra İran Afşar yönetimi de sona erdi.
İran Afşarları günümüzde, Urmiye gölünün kuzey batısında Hemedan, Kirmanşah, Nişabur, Kerman’ın
güneyinde dağınık halde yaşamaktadırlar.
Afşarlar, halis Türk olup, İran’dakiler hariç hepsi Ehl-i sünnet olup, Hanefi mezhebindedirler.
Afşarlar, güler yüzlü, iyimser, hayat dolu, sakin ve terbiyeli insanlardır. Kadınları çok çalışkandır. Ünlü
Afşar kilimleri bu çalışkan kadınların el emeğidir.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen bir kısmı adetlerini devam ettirmektedirler. Bugün Kayseri’nin
Pınarbaşı kazasının merkez nahiyesine bağlı bir kısım köyler ile aynı kazanın Pazarören nahiyesi
köylerinden pek çoğu, Sarız kazası ve Tomarza’nın Toklar nahiyesi köylerinin yarısından fazlası
Avşarlara aittir. Ayrıca Adana’ya bağlı mağara kazası köylerinden Ayvad ve Ağdaş alanı köyleri de
Avşarlar tarafından iskan edildiği gibi, Çukurova’da mevcut bazı Avşar köylerinden başka Kastamonu,
Bolu, Muğla, Isparta ve Antalya yörelerinde pekçok Avşar köy adına rastlanır.
0 yorum:
Yorum Gönder