ADNAN MENDERES
>> 3 Ocak 2009 Cumartesi
Bir devre adını yazdıran büyük siyaset adamı. 1899’da Aydın’da doğdu. Babası, Katibzade ailesindenİbrahim Edhem Bey, Annesi Aydın’ın ileri gelen ailelerinden Haci Alipaşazadelere mensup TevfikaHanımdır. Her iki aile de yüzyıllarca önce Rumeli’den gelip Anadolu’ya yerleşmişlerdir.Tahsile İzmir İttihad ve Terakki Mektebinde başlayan Adnan Menderes, İzmir Amerikan Kolejindeeğitim gördü. Bir müddet ara verdikten sonra Ankara Hukuk Fakültesini bitirdi. 1916’da Birinci DünyaHarbine yedek subay olarak katıldı. Suriye’ye görevli giderken yolda, harbin bitmesi üzerine geriyedöndü. İzmir’de görevlendirildi. İstiklal Harbi esnasında arkadaşları ile beraber Aydın’da "AyyıldızÇetesi”ni kurdu. Daha sonra Söke’de Piyade Alay Yaveri olarak savaşa katıldı. Savaştan sonra"İstiklal Madalyası" aldı.Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Fırkanın Aydın İlçe teşkilatını açarak il başkanı oldu. Bu partikapatılınca CHP’ye girdi ve yine Aydın il başkanı oldu. 1931’de CHP Aydın milletvekili seçildi. 1945yılına kadar TBMM’de komisyon raportörlüğü yaptı. 1945 yılında Saracoğlu Hükumetinin getirdiğitoprak kanunu tasarısını şiddetle tenkid ederek 16 Mayıs 1945’te komisyondan istifa etti. Bir müddetsonra yaptıkları muhalefetten dolayı Adnan Menderes, Fuad Köprülü, Refik Koraltan, CHP’nin DisiplinKurulu tarafından 12 Haziran 1945’te partiden ihrac edildiler. Celal Bayar ise hem partiden hem demilletvekilliğinden istifa etti. Bu hareketler Demokrat Partinin 7 Ocak 1946’da kurulmasına sebep oldu.Adnan Menderes, 1946 yılında Demokrat Partiden Kütahya milletvekili olarak meclise girdi. Parti içindeCelal Bayar’dan sonra ikinci adam durumuna geldi. Bu tarihten itibaren siyasi hayatın önemlişahsiyetleri arasında sayılır. 1946 yılında yapılan seçimlerde 62 milletvekili ile meclise giren DemokratParti içinde baş gösteren ayrılıkları çözümledi. 14 Mayıs 1950 seçimlerinin büyük bir ekseriyetlekazanılmasında büyük rolü oldu. Adnan Menderes 10 yıllık Demokrat Parti iktidarının tek başbakanıdır.Bu zamana kendi adını verdirdi. İktidarı zamanında beş hükumet kurdu. Bu 10 yıllık devre Türkiye’niniç ve dış siyasetinde önemli olayların olduğu bir zamandır. Ziraatın makinalaşmasına, yol, baraj,modern fabrikaların yapılmasına, büyük şehirlerin imar edilmesine çok önem verildi. Sosyal alanda,sosyal sigorta sistemi geliştirildi. Büyük işçi hastaneleri yapıldı. Hafta tatili ücretli oldu, işçi sendikalarıkuruldu. Kültür alanında büyük üniversiteler, teknik okullar, lise ve ortaokullar açıldı. Büyük çaptakalkınma hareketine girişildi.Dış siyasette: Nato’ya giriş (18 Ocak 1952). Balkan Antlaşması (9 Ağustos 1954), Bağdat Paktı (24Şubat 1955), Kıbrıs konusunda Zürich Antlaşmaları yapıldı.Bilhassa 1960 yılında talebe hareketlerinin fazlalaşması, hoşnutsuz grubun devamlı memleketihadiselere sürüklemesi; Silahlı Kuvvetlerin ihtilal yapmasına sebep oldu. 27 Mayıs 1960 günü TürkSilahlı Kuvvetleri yönetime el koyduğunu millete ilan etti. Eskişehir’e gitmiş olan Adnan Menderesyanındakilerle beraber tutuklanıp Ankara’ya getirildi. Ankara’da Harp Okulunda bir müddet kaldıktansonra yargılanmak üzere Yassıada’ya gönderildi. Yassıada’da Milli Birlik Komitesince kurulan YüksekAdalet Divanı tarafından DP ileri gelenleri ile birlikte kuruluşu, usülleri ve kararları hala tartışılan birmahkemede muhakeme edildiler. Sonunda idama mahkum oldu. Karar, Milli Birlik Komitesinceonaylanınca 17 Eylül 1961’de İmralı Adasında idam edildi. 1990'da çıkarılan kanunla, itibarlarınıniadesi karara bağlandı. Aziz naaşı, rahmetli Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın naaşlarıyla birlikte,İmralı’dan alınarak 17 Eylül 1990 tarihinde, başta Cumhurbaşkanı ve hükumet erkanı olmak üzeremilletvekillerinin ve halkın katıldığı bir törenle İstanbul’da Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çıkışındayapılan Anıt Mezara nakledilmiştir.Türkiye Gazetesinde, 1 Eylül 1989’dan itibaren 15 gün yayımlanan, “Aydın Menderes Anlatıyor: İşteHayatımız” başlıklı yazı serisinde, Aydın Menderes babası Adnan Menderes için şunları söylüyor:“Rahmetli babam Allah korkusu ve millet sevgisiyle yaşardı. Adnan Menderes milletiyle bütünleşmiş birliderdi. Kafasının içinde kabına sığmayan bir Türkiye vardı. Haksızlıkları sevmez, adam kayırma veyafarklı muameleye çok kızardı. Büyük ideallerin ve hedeflerin insanıydı. Ufku çok genişti. Milletinde faniolmuştu. Çok inançlıydı. Her sabah evden okuyarak, dua ederek ayrılırdı. İnşaallah sözü olmadankonuşmazdı. Son derece güçlü ve enerjik bir insandı. Başkasının derdi yüzüne aynen aksederdi.1957’de Ankara’yı sel bastığında, felaketzedelere bizzat yardım ederken, kendisi sel sularınakapılmaktan son anda kurtarılmıştı. İnsanların sıkıntı ve üzüntü çekmesini katiyyen istemeyen bir ruhhaletine sahipti. Öfkesi aynen “mart karı” gibiydi. Katiyyen kin tutmayan, kızsa bile bir iki dakika sonraherşeyi unutan, onu telafi etmek için özürler dileyen, yollar arayan bir insandı. Öfkeli halinde bileağzından incitici, kırıcı bir söz çıktığı görülmemiştir. Küfür, kötü söz söylediği, kendi emsalininaltındakilere kızdığı, yanında çalışanları kırdığı hiç vaki olmamıştır. Mütevazi idi ve son dereceduygusaldı. Mantıksız, muhakemesiz iş yapmaz, haksızlıkları sevmezdi. İman, inanç, Allah korkusu,edep, milleti sevmek ve onu büyük bilmek, insanlara hizmet en bariz vasıflarıydı.”
0 yorum:
Yorum Gönder