ABHAZYA

>> 1 Ocak 2009 Perşembe


Kafkas Sıradağları ile Karadeniz arasına sıkışmış bir sahil şeridi olarak uzanan 8660 km2 genişlikte,
535.000 nüfuslu ülke. Sahil uzunluğu 240 km olup kişi başına düşen milli geliri 2500 dolardır. Başkenti
Suhum şehridir.
Abhazların bilinen tarihi M.Ö. 331'e kadar uzanır. İlk Abhaz kralı ikinci Lawan, Abhazya’ya Batı
Gürcistan’ı da katarak ilk Abhaz Krallığını kuran İkinci Lawan'dır. M.S. 3. ve 4. asırlarda Hıristiyanlar
Abhazya’yı hakimiyetleri altına aldılar. Pitsunda şehrini dini merkez yaptılar. 5 ve 6. asırda Hıristiyanlık,
Abhazya’nın resmi dini oldu. Asilzadeler Bizans kültürünün etkisinde kaldı. Yedinci asırda Abhaz
kilisesine muhtariyet tanınarak, Pitsunda konsülü diğer konsüllerle eşit hale getirildi. Sekizinci asırda
İslam ordularına karşı Gürcülerin yanında yer aldılar. Gürcü, dil ve kültürünün etkisine girip, Gürcü
kilisesine bağlandılar. Onuncu asırda Bizans hakimiyetine girdiler. Daha sonra tekrar Müslümanların
nüfüz sahası içine giren Abhazlar, Selçuuklular, Harezmşahlar ve İlhanlılara vergi verdiler. On beşinci
asırda yeniden bağımsız oldular. On beşinci yüzyılın ikinci yarısında Osmanlının adil idaresini tercih
ettiler. Başşehirleri Suhumkale adıyla Osmanlı şehirleri arasına katıldı. Abhazlar, İslamiyetle
şereflenerek 1578-1810 yılları arasında huzur dolu günler yaşadılar. Müslüman olan Abhazlara Abaza
ismi verildi. Birçok abaza, devlet adamı olarak Osmanlı Devletinin üst kademesinde vazife aldı (Bkz.
Abazalar). Ruslar, 1810’da Suhumkale’yi, 1864’te Abhazya’yı işgal ettiler. Osmanlılar, Abhaz, Çerkes,
Çeçen ve Kırımlıları bir konfederasyon şeklinde biraraya getirmeye çalıştılar. 1821-1824, 1830, 1840
ve sonrasında Şeyh Şamil, Muhammed Emin ve Maan Kats gibi liderlerin önderliğinde diğer Kafkas
müslümanları ile birlikte Abhazlar da, Ruslara karşı kahramanca savaştılar. 1864 yılına kadar süren
çete savaşlarında Abhazların yarısı şehid oldu. Rusların Abhazya’nın başına getirdikleri beyin Rus
himayesinde kalmak teklifine halk karşı çıktı. Güçleri tükenene kadar savaştıktan sonra Osmanlı
topraklarına göç ettiler. Rusya, Abhazya dahil Kuzey Kafkasyayı tamamen işgal etti. 1877-1878
Osmanlı-Rus harbinde 1200 kişilik bir Abhaz birliği Suhumkale’yi Rus işgalinden kurtardı. Ancak hiçbir
yerden yardım alamamalarına rağmen Ruslarla uzun zaman mücadele ettikten sonra şehri tekrar
teslim etmek mecburiyetinde kaldılar. Ruslar Kafkas bölgesinin işgalinde kendilerine yardım eden
hıristiyan Gürcüleri, Müslüman Abhazların yerlerine yerleştirdiler. 1917’deki Rus ihtilali sonrasında
biraz rahatlayan Kafkas müslümanları, 1918’de Dağlık Kafkas Cumhuriyetini kurdular. Ancak aynı yıl
içerisinde Abhazya, Gürcü ordusu tarafından işgal edildi. İşgal, 1921 yılında bolşeviklerin burayı
bağımsız Sovyet-Sosyalist Cumhuriyeti ilan etmelerine kadar devam etti. Stalin döneminde Abhazya
Cumhuriyeti, çok küçük olduğu iddiasıyla Gürcistan’a ilhak edildi (1931). Gürcistan’a bağlı Özerk
Abhazya Cumhuriyeti’nde halk Gürcüce öğrenmeye mecbur tutuldu. Türkiye’den kaçan Ermeniler
Abhazya’ya yerleştirildi. Göçürülen Gürcü nüfusla birlikte ülkede Abhazların oranı gittikçe azaldı ve %
18 gibi bir rakama düştü. Abhazya aydınlarının % 80’i kurşuna dizildi. Binbir çeşit baskı ve zulüm,
Sovyetler Birliği’nin çatırdamasına kadar devam etti. 25 Ağustos 1990 günü, Abhaz Parlamentosu,
aldığı bir kararla Abhazya’nın bağımsızlığını ilan etti. Vladislav Ardzınba, cumhurbaşkanlığına seçildi.
Gürcistan, Abhazya’nın bağımsızlığını tanımadı. Gürcistan’ın, özerk bölgeleri ilhakı yolundaki
faaliyetleri ve Rusya federasyonunun da bunu desteklemesi otuza yakın Kafkas kavmini birliğe itti.
1991 yılında Abhazya’nın başkenti Suhum’da bir araya gelerek, Kafkas Halkları Konfederasyonu’nu
kurma kararı aldılar. Gürcistan ve Ermenistan’ın kendilerini yutmasına mani olacak ve emniyetlerini
sağlayacak güçlü ve caydırıcı bir orduyu Kafkas Barış Gücünü kurmaya karar verdiler. Abhazlar,
Çeçenler, Adigeler, Kabartaylar, İnguşlar, Güney ve Kuzey Osetler, Abazinler, Sapsıglar, Çerkezler,
Avarlar, Dargılar, Lezgiler ve Laklar konfederasyona taraftar oldular.
14 Ağustos 1992 günü Gürcistan kuvvetleri, içişleri bakanının kaçırılarak Abhazya’da saklandığı
iddiasıyla başkent Suhumi’ye girdi. İstiklallerini korumak isteyen Abhazlar, diğer Kafkas kavimlerinden
ve Türkiye’deki din kardeşlerinden aldıkları yardımlarla mücadeleye başladılar. Binlerce gönüllü, bu
atayurdunu korumak için silah başına koştu mücadeleye katıldı (Ekim-1992).

0 yorum:

  © Blogger templates Romantico by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP