AĞAÇ
>> 3 Ocak 2009 Cumartesi
Alm. Baum, Fr. Arbre, İng. Tree. Tek gövdesi bulunan, beslenmeyi ana ve yan köklerden alan 4-5 m
boyundaki odunsu bitki.
Toprağa düşen tohumdan en önce fide meydana gelir. Fide bir yıl sonra fidan halini alır. Hücrelerinin
çoğalmasıyla dal ve yapraklar, gövde ve kök olarak üç parçadan ibaret bir ağacın küçük bir modeli
olur. Her yıl ağacın dallarında ve köklerinde yeni sürgünler çıkarken, gövdede de bir tane yıllık halka
meydana gelir. Bu halkalar, ağacın enine büyüyerek yaptığı odun tabakasıdır. Yağışı bol yıllarda, geniş
bir halka; kurak geçen yıllarda ise, ince ve küçük bir halka meydana gelir. Bu halkalardan ağacın yaşı
kolayca anlaşılabilir.
Gövdesinden enine kesilen bir ağaç incelenecek olursa, en dışta kabuk, sonra yıllık halkaları meydana
getiren hücre tabakaları ve en içte de öz kısım görülür.
Bir ağacın gerçekten canlı olan biricik kısmı, kabuğun altında odunun yüzeyindeki ince bir hücre
tabakasıdır. Buna katman doku tabakası denir. Bu tabaka ağacı geliştiren ve büyümesini sağlayan
tabakadır. Genç bir ağaca çivi çakıldığında veya ağaç bir dal verdiğinde, çivinin ve dalın yerden
yüksekliği hiç değişmez.
Bütün canlı varlıklar gibi ağacın da dokularının arasında devamlı bir su dolaşımı olur. Bu su
dolaşımının sağlanabilmsi için ağacın devamlı ve bol miktar suya ihtiyacı vardır. Çok büyük bir kayın
ağacı, kuru ve sıcak bir günde 250 litre, küçük bir ayçiçeği ise 1 litre su harcar. Okaliptus ağaçları ise
günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalanılır.
Ağacın ihtiyacı olan su, büyük ağaç türlerinde elli metrenin üzerinde bir yüksekliğe çıkmak
mecburiyetindedirler. Acaba bu nasıl olur? Bu hadisede önemli olan birinci kuvvet kılcallık olayıdır.
Odun boruları demetlerinde 10 metreye kadar etkilidir. İkinci kuvvet ise, kök basıncıdır. Bu basınç ile
ağaçta su 30 metre kadar yüksekliğe çıkarılabilmektedir. Bir diğer önemli kuvvet de yapraklardan
suyun buharlaşması (terleme) ile meydana gelen emme kuvvetidir. Buna Kohezyon gerilimi de denir.
Terlemenin (transpirasyon) büyük kısmı gözeneklerle, az bir kısmı da diğer yüzeylerle sağlanır.
Kohezyon kuvveti su moleküllerini birbirine bağlar. Bu gerilim, suyun kopmayan bir sütun halinde
yükselmesini sağlar. 100 metreye kadar etkilidir. Sekoya gibi yüksekliği 100 metreyi bulan dev
ağaçlarda su tepelere kadar kohezyon kuvvetiyle yükselir.
Bir ağaç kendi besinini doğrudan doğruya toprak ve havadan güneş ışığı vasıtasıyla üretir. Bu, hiç bir
canlı hayvan vücudunun yapamadığı son derece karmaşık bir hadisedir. Yapraklardaki klorofil denilen
yeşil madde sayesinde, havanın karbondioksitinden, güneş ışığı altında fotosentez denilen olay
sonucunda kendisi ve diğer canlılara faydalı besinleri meydana getirir.
Her yaprak, kendini dışarıya karşı koruyacak çok etkili bir tabaka ile sıkı sıkıya örtülüdür. Hava,
yaprakların altındaki çok küçük deliklerden girebilir. Suyun buharlaşması da, yine bu deliklerden (por)
sağlanır. Yaprak ihtiyaca göre bu delikleri açar veya kapatır. Ağaç kabuğu çok etkili bir su geçirmeyici
zırhtır. Bir ağaç, başından ayaklarına kadar, su buğusunun dışarı sızmasına karşı sırlanmıştır.
Ağaçlar günlük hayatın her kısmında son derece çeşitli ve o derece yaygın olarak kullanılır. Kağıt
yapımından mobilya yapımına, meyvelerinin besin olarak kullanımından süs ağaçlarına kadar, sayısız
denebilecek kullanılış yeri vardır. Büyük ağaç toplulukları olan ormanlar ise, bir memleketin iklimini,
hatta ekonomisini etkileyecek kadar önemlidir.
Eski jeolojik devirlerde yaşamış, bugün nesli tükenmiş dev ağaçlara dünyanın bazı bölgelerinde
nadiren rastlanabilmektedir.
Ağaçların boyları ve yükseklikleri bir hayli değişiklik gösterir. Boyları üç metreden yüz on metreye
kadar; yaşları otuz-kırk yıldan beş bin yıla kadar olan ağaçlara rastlanmaktadır. Dünyanın en yaşlı ve
yüksek ağaçlarından olan ve Amerika’da Sierra Nevada Dağlarında bulunan sekoyalar (Sequoia) yüz
on metre yüksekliğe ve 6-9 m çapa erişebilir. Bunların yaşları da dört bin yılı bulmaktadır.
Avustralya’da yüksek boylu ormanlar meydana getiren okaliptus ağaçları da yüz metreyi bulmaktadır.
Ağaçların yaşları bir hayli farklılıklar göstermektedir. Son yıllarda dünyanın en yaşlı ağacının bir çam
türü (Pirus aristata) olduğu belirlenmiştir.
Ağaçların gelişmesi için en elverişli şart bol yağmur olup, bu da tropik iklimlerde görülür. Tropikal
iklimlerde kurak bölgelerin cüce bitkileri ağaç haline gelir.
Fırtınalar, seller, yıldırım, yangın gibi tabii afetler, usulsüz kesimler gibi insanların yaptığı tahripler, bitki
hastalıkları, ağaçların en büyük düşmanları olarak sayılabilir.
Türkiye’de yetişen bazı ağaçların yaşları:
Meşe, ıhlamur, köknar 1000 yıl
Kayın 900 yıl
Zeytin 400 yıl
Elma, armut 300 yıl
Akkayın 250 yıl
Türkiye’de yetişen bazı ağaçların yükseklik ve kalınlıkları:
Boyu Çapı
Köknar 75 m 3 m
Ladin 60 m 2 m
Melezağacı 53 m 16 m
Çam 50 m 1 m
Kayın 44 m 2 m
Meşe 53 m 4 m
Dışbudak 30 m 1.7 m
0 yorum:
Yorum Gönder